İsim Sözlüğü Sözlüğümüzde bulunan onbinlerce isme ait analiz, uzun bir çalışmanın neticesidir.
Bu rehber isminizi en doğru şekilde yorumlamanıza yardımcı olucaktır.

Adem İsminin İslami Anlamı

Adem İsminin İslami Anlamı

/Upload/4b6e32d7-16f1-43d6-b4b3-7cb6574baaf4Adem.jpg


    Hz. Adem, Kurani Kerîm’de adı geçen peygamberlerdendir. Beşerin babası ve ilk
peygamberdir.


    Adem lafzını etimolojik açıdan değerlendirdiğimizde kökü hakkında iki görüşle
karşılaşmaktayız. Bazılarına göre Azer gibi “faele” vezninde olup yabancı asıllı bir özel
isimdir. Hem yabancı asıllı ve hem de özel isim olmasından ötürü de gayr-ı münsariftir.
Bazılarına göre “ef’ele” vezninde olup Arapça asıllı bir kelimedir. Buna göre, “udme”den türemiştir. Udme, beyaz renk ya da siyah-beyaz arası buğday renkli demektir. Bazıları “edimü’l-arz”’dan (yeryüzü) yaratıldığı için kendisine Adem denildiği görüşündedir. Bu görüşü destekleyen hadisler vardır:


    “Allah Adem’i yeryüzünün tamamından aldığı toprak kabzasından yarattı. Böylelikle Ademoğlu yeryüzü gibi kimisi kırmızı, kimisi siyah, kimisi beyaz ve bunların arasındadır. Bazısı yumuşak, bazısı sert, bazısı habis, bazısı temiz oldu.” Buna göre Adem, Esat ve Ahmet gibi fiil kökenli olup daha sonra fiilden nakledilerek şahıs ismi olmuştur. Alemiyet ve fiil vezninden dolayı gayr-ı munsarıftır.


    Adem ismi Kurani Kerîm’de 25 defa zikredilmektedir. Bunların bazısında yalnız, bazı yerlerde de beni Adem şeklinde isim tamlaması olarak zikredilmektedir.


    Allah Teala, Hz. Adem’i yeryüzünde hükmünü icra edecek bir halife olarak yaratmıştır.Ona tüm isimleri öğretmiştir. Hz. Adem’e tüm isimleri öğreterek meleklere üstün
kılmıştır:
وَعَلّمَ آدَمَ السْمَاءَ كُلّهَا ثُمّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلئِكَةِ فَقَالَ أَنْبِئُونِي بِأَسْمَاءِ هَؤُلءِ إِنْ كُنْتُم
صَْادِقِينَ

    “Allah, Adem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere gösterip: “Eğer doğru iseniz şunların isimlerini bana bildirin” dedi.” (Bakara-2/31) Adem (a.s)’in başlangıçtaki yaratılışı hususunda muhtelif ayetler zikredilmektedir:


   “Şüphesiz Allah katında İsa’nın meseli Adem meseli gibidir. Onu topraktan yarattı.
Daha sonra ona “ol!” dedi. O da oluverdi.” (Al-i İmrAn–3/59)
“… Şüphesiz ki biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.” ( Saffat–37/11)
“And olsun ki biz insanı kuru bir çamurdan şekillenmiş bir balçıktan yarattık.”
(Hicr–15/26)
“Allah insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.” (RahmAn–55/14)
Ebû İshAk ez-Zeccac der ki; Bu lafızların tamamı tek asla rucû eder ki, bu da
çamurun aslı olan topraktır.


    Yaratılışları harikulade olmalarından ötürü, Kurani Kerîm’de Hz. İsa’nın babasız
yaratılışı, hem anasız hem babasız yaratılan Hz. Adem’e benzetilmiştir (Al-i İmrAn:1/59).
Kurani Kerîm’de yedi yerde meleklerin Adem’e secde etmesinden
bahsedilmektedir (Sad-38/71-74, A’rAf-7/11, Taha-20/116, İsra-17/61,Hicr-15/28-33, Kehf-18/50,
Bakara-2/34). Allah Teala tüm melekleri Adem’e secde etmekle mükellef kılmıştı.
Allah’ın bu emri gereği meleklerin tamamı secde etmiş (Hicr-15/30, Sad-38/73). Ancak

    İblîs kibirlenerek secde etmemişti (Hicr-15/31). Böylelikle kafirlerden olmuştu (Sad-38/74).
Buradaki secdenin mahiyeti ve keyfiyeti geniş bir konu olduğundan şu kadarıyla
yetinelim; buradaki secdede Adem’i ta’zim ve ona saygı vardır. Allah Teala, Hz. Adem’den eşi Havva’yı yaratmıştır (A’rAf-7/189; Nisa-4/1). Onlara cennette kalmaları ve belirtilen ağaç dışında diledikleri şeylerden yemelerini emretmiştir (Bakara-2/35, A’rAf-7/19). Ancak onlar Şeytanın hilesine kanıp yememeleri gereken bu ağaçtan yemiş, bu nedenle de cennetten çıkarılmış ve yeryüzüne gönderilmişlerdir (Bakara-2/36). Hz Adem, işlediği bu hatadan dolayı Rabbinden öğrendiği kelimelerle tövbe etmiş, Allah Teala tövbesini kabul buyurmuştur (Bakara-2/35-37).